Bir otobüs dolusu kimsesizlik var cebimde,

Buz tutan ellerimin soğukluğuyla,

Birlikte tempo tutuyoruz az ileride,

Aşk mesajlarına zemin olmuş otobüs durağında.

Her yer ilanı aşk naraları kokuyor renk renk,

En çok da  “Seni seviyorum ”yazmakta harfler…

 

Kalabalık bekleyişler kaplamış her yanı,

Meraklı gözlerle bakınırken ihtiyar teyze,

Az ötede kenarda gözgöze iki genç sevgili,

Birbirlerine sonsuzluğu öğütlemekte,

Kinayeli konuşuyor dudakları,

“Beni asla terk etme”…

Onları böyle görünce,

En çok unutmamayı öğütlüyorum kendime,

En çok bu yüzden ağlıyor mısralarım.

Cebimden otobüs ücretini çıkarırken ellerim,

Buz gibi sensizlik dokunuyor avuçlarıma,

Uyuşuyor parmaklarım…

 

Sabahın gözelerinden sabır sağarak,

Güneşe baktıkça hatırlıyorum,

Yüzünün zarafetini…

Ve ansızın matemin  düşüyor aklıma,

Aklımda fecaat bir kalabalık,

İfadesi zor anlatılan bir yalnızlık. 

Şirazesini şaşırmış kelimelerinden,

Sıkılıyor kurşunlar yüreğime…

 

Hatırla;

Gözlerime  ilk baktığında,

Binlerce yıl geçmiş gibiydi aradan.

Elin ayağın birbirine  dolaşmıştı işte o an,

Bir  kıvılcım yakmıştı  bütün bedenini,

Ve buz kesen yüreğinde,

Tutuşmuştu İbrahim’in ateşi.

Fakat

 

 

Ah sevgili!

Adına kahır denilen bir anın terennümündeyim

Kalbime esir bıraktığın aşkın

Yangınıyla yanıyor bu koca şehir

Her sözcüğüm yetim ağlamalar biriktiriyor

Her şiir vuslatının diyetini ödüyor,

Görmüyor musun?

Yorum Yapın

All fields marked with an asterisk (*) are required